29 Temmuz 2011 Cuma

Somali'ye Yardım Edin...


Doğu Afrika son 60 yılın en büyük kuraklığını yaşıyor. 10 milyon insan ölüm tehditi altında. 2 milyondan fazlası çocuk. 500 bini her an ölebilir. Günde 50 bin çocuk ve yetişkin hayatını kaybediyor. Bu sessizce gerçekleşen insanlık dramına yardım edilmesine YARDIM EDİN.

10 milyon insanın açlıktan ölmemesi için “ AFRİKA “ yazıp 3005 e sms gönderirseniz 10 tl olarak yardımda bulunabilirsiniz. Daha yüksek yardımlarda bulunmak isterseniz ; http://t.co/Ue8sxqw linkinde yer alan formu doldurabilirsiniz.
.

21 Temmuz 2011 Perşembe

EgeninTuzu 1 Yaşında


Geçen sene dün yine böyle sıcak günlerde yazmaya başladım. 1 yıldır yazıyorum, ama iyi ama kötü bundan çok büyük bir mutluluk ve keyif alıyorum. Üstelik son 3 aydır ciddi anlamda okunuyor yazdıklarımız. Çok sık yazamasada sevgili dostum ”Hermes” de yazılar ekliyor. Hiç tanımadığınız insanlar yazılarınızı okuyor, yorum ekliyor, öğreniyorsun, gelişiyorsun. Yazmak, paylaşabilmek çok keyifli. Ege’ye olan hayranlığım, ilgim, sevgim umarım beni yakın gelecekte yazılarımı o topraklara yerleşmeye kadar ayakta tutar. İyi ki yazıyorum ve iyi ki okuyorsuuz.

10 Temmuz 2011 Pazar

Büyük İskender'in Ülkesi " Makedonya "




Evettttt beklenen yazıyı sonunda yazabilme firsatım var. Heyecanlı bir şekilde oturdum bilgisayarımın başına çünkü gezi öncesi bu bölgeyle ilgili çok blog ve site taradım ve istediğim ayrıntılı bilgileri bulamadığım için devamlı kızdım ve gittiğimde bunları paylaşacağım diye söz verdim her ne kadar biraz geçte kalsam sözümü tutuyorum .

Makedonya , Roma imparatorluğu, doğu roma imparatorluğu ve 600 yıl süren Osmanlı hakimiyeti ardından Yugoslavya ile başlayan birleşik devler ve 1991 ylında bağımsızlığını kazanan özel bir ülke Makedonya , Yunanistan bu ülkeyi makedonya olarak tanımıyor ona " Fyrom" ya da Üsküp( Skopje) demeyi tercih ediyor şimdi nedenlerini yazmıyorum merak edenler buradan okusunlar http://www.turkishgreeknews.org/tr/belcika-dan-makedonya-yunanistan-isim-sorunu-icin-cozum-ongorusu-2800.html
Makedonya'ya ulaşmak için iki alternatif mevcut bunlardan bir tanesi en kısa yolu havayoluyla THY direk uçuşları bulunuyor gidiş dönüş 600 TL civarı tutmakta. Diğer bir gidiş şekli ise karayolu biz bunu tercih ettik. İstanbul -Yunanistan ve Makedonya'ya giden bu hat tavsiye edeceğim gerçekten keyifli bir yolculuk eğer Sselanik'e uğrayıp Atatürk Evi'ni de ziyaret ederseniz yaklaşık 14 saatte Üsküptesiniz. Akşam saat 24:00 gibi yola çıkmanız tavsiye olunur sınır kapılarına geldiğinizde yoğunlukla karşılaşmamanız için
Dikkat Edilmesi Gerekenler
1) karayoluyla gidecek olanlar geçerli çok girişli (multiple) veya çift girişli transit schengen vizesine sahip olmaları gerekiyor. Yunanistan'a vize basvurusu sırasında " Makedonya'ya gideceğim diye değil FYROM'a veya Üsküp'e gideceğim şeklinde bildirmenizde yarar var.
2) Yurt dışı çıkış harcınız olan 15 TL ücreti sınır kapısında ödeyebilirsiniz.
3) Sınır kapılarında Yunan polisi beklediğimden daha naziktiler yalnız sizi araçtan indirip sıraya sokup tel tek pasaportlarınıza bakıp tekrar araca bindirmek gibi bir uygulamaları var hoşunuza gitmeyecek tek durum bu olacaktır.
4) Yunan sınırına geçmeden önce setur duty freesinden alışveriş yapabilirsiniz ama hakkınızı dönüşede saklayabilirsiniz yalnız gidiş te ki duty free daha ucuz 1 euro kadar.
------------------------------
Sınırı geçtiniz tebrikler Yunanistan'a Hoşgeldiniz şimdi yolunuz kavala gumulcine uzerinden Selanik ve ordan Makedonya sınırı
Yol boyunca ege denizinin muhteşem görüntüsü sizi hayran bırakacak ama çok dikkat edin yolda dinlenme tesisi ve benzinlik yok onun için stokunuz bol olsun Türkiye'de gibi adım başı tesis yok bir tane tesis var kavalaya geldiğinizde yol lenarında orda da çok çeşit olmasa da bir kahvaltı tabağı alabilirsiniz 4 euro ödeyerek sınırsız çay da yanında ama muhakak sorun :) .Yunanistan'a geldik Atatürk'un evini görmeden gitmek olmazdı tabii Selanik'e uğradık en duygulu anları yaşadığım o andır bir farklı duygu yaşıyorsunuz. Selanik konsolosluğu'nun içinde bahçede yer alan ev'e girmek için izin veya bilgi vermeniz gerekmiyor zaten siz kapıya geldiğinizde büyük bir bahçe kapısından bir bey geliyor ve hıosşgeldniz diyor sizden pasaport numaralarının yazılı olduğu ve isimlerin yer aldığı kağıdı uzatıp içeri giriyorsunuz. Yalnız içerde grup varsa bekiyorsunuz o vakitte öyle kapıda beklemeyin etrafı gezin özellikle dışardan görüntüsü için biraz 100 metre ileri gidiğ sağ dönün yolun yukarısına çıkın dış cephesine göz gezdirin ve vaktiniz varsa o sırada hemen yanlarda bulunan kahve dükkanları veya kahvehanede bir kahve için. Atatürk evini gezidkten sonra 2 saat sürecek sınıra ulaşıyoruz.Yunanistan'dan ayrılışımız da gelişimiz gibi biraz sakince çok hızlı hareket etmiyorlar . Makedonya sınırında güzel bir güleryüz var sınır polisi nazik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları vize uygulamasından muaf chipli pasaportlarla birlikte hızlı hareket ediyorlar.
* Makedonya sınırından geçtikten sonra solda döviz bürsou var Euro'nuzu Makedon dinarına çeviriyorsunuz 1 Euro : 60 Makedon Dinarı
* Süpermarkette 1 litre Su 20 Dinar
Makedonya sizi çok şaşırtacak yeşiline hayran olacaksınız. Karadeniz'e gidenler bilir orda ki yeşile hayransanız Makedonya tam size göre gözünüz yeşile doyacak.
Üsküp'e yaklaşık 2 saatlik yolculuktan sonra ulaşıyoruz. Makedonya demek " Vardar Nehri " demek Çok bakımlı kullanıyorlar diyemem ama şehre ayrı bir hava kattığı kesin. Üsküp ( Skopje) ikiye ayrılmış durumda vardar ikiye bölüyor vardar'ın sağ tarafı Osmanlı'nın 600 yıl hüküm sürdüğü kale ve eteklerinde evleri Türk çarşılarıyla Beypazarı, Odunpazarı havasına sahip. Sol taraf ise Skopje'nin yeni modern yüzü modern cafeler , heykelleri alışveriş merkezleriyle modern görünüme kavuşmuş durumda.
Yalnız şehir şantiye alanı gibi her yerde inşaat var. En büyük hatayıda şehrin mimarisinde yer alan Balkan esintisini yok etmek ister gibi Barok üslupta mimari yapıları inşaa ediyorlar. Şehir görünümünü prag veya roma gibi Avrupa başkent görüntüsüne kavuşturmak istiyor.Bu konuda da oldukça gayretliler. Şimdi sizi biraz foto seyrine ve kısaca gezi tiplerimi ileteceğim.


Üsküp meydanında yeni dikilen Büyük İskender Heykeli ( Yunanlılar bu heykelin dikilmesinden çok rahatsızlar Büyük İskender'in Başı Yunanistan'a bakıyor elinde kılıcıyla :)


Üsküp'te neler yapabilirsiniz
* Eski şehir vardar taş köprüsünden geçip kale'ye çıkabilirsiniz. Ardından kale'nin yanında modern sanat müzesi bulunmakta. Ben gittiğimde balkan ülkesinin sanatçılarının çalışmaları vardı .Ziyaret edilebilir. Ardından şehir merkezinde Arkeoloji müzesi ziyareti yapıabilir. Burada çok birşey beklemeyin özellikle İstanbul Arkeoloji Müzesini gezenler veya Anadolu Medeniyetleri Müzesinden sonra burası size hafif gelebilir. Gece muhakak eski şehirde eğlenceye kendinizi bırakın balkan müzikleri çalıyor tüm barlar bir tanesi muhakak size hitap eder. Bol Hande Yener ve Serdar Ortaç çalıyor aynı zamanda şaşırmayın çoğu türkçe biliyor burdaki kişiler özellikle Arnavut kökenli müslümanlar Türkçeye azda olsa biliyor.
Nerde Konakladım
wip hotel otel şehir merkezine yürüyerek 15 dakika uzaklıkta yalnız gece saat 11:00 den sonra yürüyerek gitmek tavsiye edilmiyor taksiye binebilirsiniz şehir merkezinden taksi 100 dinar tutuyor buda 5 lira demek.
http://www.wiphotel.com.mk/
Otelden memnun kaldık yalnız kahvaltı beklentilerimizin altındaydı.Akşam yemeği de alabilirsiniz ama eğer bireysel bir geziyse akşam yemeğini kendiniz organize edebilirsiniz.
Restoranlar çok ucuz iyi mekanlarda bira ,pataes kızartması, balkan kaşarlı köfte ve salata içi ödeyeceğiniz maksimum para 300 dinardır. Bu da 5 Euro demek siz düşün artık :)

Bu yazıda gittiğim şehirler olan Ohrid, Bitola , struga yok onlar için biraz daha sakin bir kafaya ihtiyacım var.

Aklınıza takılan bir soru istek olursa ulaşın memnuniyetle cevaplarız.

Son olarak ben Makedonya'yı, insanlarını çok sevdim sizde seveceksiniz. Yalnız Üsküp'teTürk hayranlığı var kendinizi " Amerikalı " gibi hissedebillirsiniz



7 Temmuz 2011 Perşembe

Tek Başına Festival: Jamie Cullum

http://www.youtube.com/watch?v=kYhT7oCDoqM&feature=related

Dun akşam Santral İstanbul kıyı amfide izleme ve dinleme şansına eriştiğim Jamie Cullum inanılmazdı. Yine gelsin yine giderim ya da o neredeyse oraya gitmeye bile razıyım. Bir kez daha İKSV iyi ki var ve Caz Yeşili.

28 Haziran 2011 Salı

Caz Kalpli İstanbul


Yaz’ın en sevdiğim günleri başlıyor. İstanbul Caz festivali bu sene 40′ın üzerinde konser ile 300′ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyla kalbimizi caz ile doldurmaya hazırlanıyor. Bu sene ki festival programının arasından konserlerimi seçebilmek için 3 gün uğraştım. Hepsi birbirinden şahane konserler ama hepsine gidebilmek mümkün değil. İlk seçimim Festivalin en ağır toplarından Trıbute To Miles Bu 3 caz efsanesi ( Marcus Miller, Herbie Hancock, Wayne Shorter ) bir diğer efsane olan Miles Davis’ın ölümünden 20 yıl sonra İstanbul’da prömiyeri yapılacak bu konser ile kalbimizi caz ile doldurmaya geliyorlar. 15 Temmuz’da ise Cemil Topuzlu da JAVIER LIMON’S “MUJERES DE AGUA” FEAT. BUIKA, AYNUR, RITA, GLYKERIA yani ”Suyun Kadınları” nı dinlemeye gidilmeli İlk defa biraraya gelen 5 diva unutulmaz bir akdeniz gecesi yaşatacaklar. İlk kez Türkiye’ye gelen Paul Simon ve şahane orkestrası kaçırmayacaklarımdan. Jamie Cullum ve Joss Stone merakla beklediklerimden. Listem böyle uzayıp gidebilir. Ayrıca 2 Temmuz da Tünel Şenliğinde 20 fazla müzisyeni dinleme imkanı var. Beni en çok heyecanlandıranlardan bu şenlik. Detaylı tüm program için http://caz.iksv.org/tr/program/15
Aklımda, kalbimde caz sabırsızlıkla bekliyorum. İyi seyirler…

27 Haziran 2011 Pazartesi

Üzüm ve Şarap Adası: Bozcaada

Bozcaada bu yaza çok hızlı ve hazırlıklı başladı. Haziran’n ilk haftası önce Yerel tatlar fetsivalini hemen sonrada 7. Bozcaada şarap tadım günlerini hayata geçirdiler. Bozcaada Gökçeada’ya göre daha popüler olmasına rağmen bu etkinliklerle Kuzey Ege’nin en popüler tatil rotalarından biri olma iddiasının peşini bırakmıyor. Doğal ve tarihi sit alanı olduğu içinde kocaman tatil köyleri ve oteller tarafından ele geçirilmemiş durumda olduğundan, küçük ve samimi mekanlar sunuyor misafirlerine. Birçoğu ada halkı tarafından işletilen pansiyon ve bağ evleri ama büyükşehirlerden gelip ada’ya yerleşenler tarafından da açılan butik işletmeler sayesinde her bütçeye ve zevke uygun konaklama mekanı bulabilmek mümkün.

Bunların arasında bağ evleri de var, pansiyonlarda, küçük otellerde. En fazla alternatifi bulabileceğiniz site ise http://www.kucukvebutikoteller.com/results.aspx Her bütçeye uygun konaklama mekanı bulmak mümkün adada. Bunların arasında benim favorim Rengigül konukevi, Akvaryum Otel ve Nar Bağevi. Akvaryum Otel ada’nın en eski pansiyonlarından biriydi. İlk açıldığı yıllarda ada’nın en ıssız köşelerindendi. Ufacık bir pansiyondu. Daha sonra sahipleri bu pansiyonu 15 odalı şahane bir otele dönüştürdü. Yine ada’nın en güzel yerindeler önceden elektirik bile olmayan pansiyonda şimdi jakuzi bile var. Uzun lafın kısası Ada’da kalacak yer alternatifi çok ama Temmuz ve Ağustos en kalabalık zamanları bu sebeple önceden rezervasyon çok önemli.

Ada’da lezzet alternatifi fazla. En önemlisi Ege otlarının ve balıklarının günlük tüketilmesi. Liman da ki balık restoranları arasında bir çok alternatif var. Bunların en meşhuru Koreli özellikle mezeleri çok iyi. Ayrıca sokak aralarında keşfedilmeyi bekleyen birçok mekan bulabilirsiniz.

Ada’ya ait özel günler oldukça fazla, Tatiliniz bu tarihlere denk gelirse daha şenlikli geçecektir.

■Yerel Lezzetler Festivali- Haziranın ilk haftasonu
■Şarap Tadım Günleri – Haziranın son haftasonu
■Yelken Yarışları –Temmuzun 2. haftasonu
■Ayazma Panayırı – 26 Temmuz
■Ozanın Günü – Ağustosun ilk haftasonu
■Yunatçılar Yıldönümü Kutlaması- Ağustos ortası
■Bağbozumu Festivali – Eylülün ilk haftasonu

Ada’dan yapmadan dönmemeniz gereken ritüeller var. Bunların başında;

■Ponente Fenerinde gün batımını Ada şaraplarının eşliğinde izlemek.
■Bozcaada Kalesini gezmek
■Ada’nın şarap üreticileri olan Corvus, Talay, Gülerada, Yunatçılar şaraplarının fabrika ve butiklerini keşfetmek. Ada şarabı almadan dönmemek.
■Rum Mahallesini dolaşarak ada sokaklarını keşfetmek.
■Sakızlı türk kahvesi ve ev yapımı limonata içmeden dönmeyin.
■Bozcaada diyince ilk akla gelen Rengigül Konukevi’nin efsane kahvaltısından tatmadan Ada ziyareti tamamlanmış sayılmıyor.
■Çarşamba pazarından Ege otlarını keşfetmeden ve nohutlu ekmek almadan.
■Eğer tatilinize denk getirebiliyorsanız Bağ bozumu zamanı adada olabilmek tam bir şenlik.
Bozcada kısaca Üzüm ve Şarap adası. İyi tatiller.

17 Haziran 2011 Cuma

Alaçatı Şarap Festivali


Gelecek hafta yolu Çeşme’ye düşenleri 2 günlük pek lezzetli şaraplar ve yemekler eşliğinde bir festival bekliyor. Port Alaçatı Şarap Festivali bu sene 24-26 Haziran tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.
Festivalde 15 ayrı üreticinin 130′a yakın şarabını tatma fırsatınız var. Katılan üreticiler; Arcadia, Büyülübağ, Diren, Doluca, Kavaklıdere, Kayra, Pamukkale, Sevilen, Şato Nuzun, Umurbey, Urla, Vinkara, Vinoluş, Yazgan ve Yücel. Ayrıca etkinlik boyunca seminerler var. Tüm etkinlikler ücretsiz. Bir çok yerli şarabı tadabileceğiniz aynı zamanda Ege tatlarını deneyebileceğiniz tatilinize renk katacak keyifli 3 gün sunuyor festival.

Daha detaylı bilgi için http://alacatisarapfestivali.com

ETKİNLİK TAKVİMİ
> 24 Haziran 2011 Cuma
Şarap Tadımı
18:00 – 22:00 saatleri arasında şarap üretici tadım stantlarından 130’a yakın şarabın tadımı yapılabilecektir.

Port Alaçatı Şarap Festivali Açılış Kokteyli
Port Alaçatı Marina “Yaza Merhaba Kokteyli”
19:00 / Port Alaçatı Etkinlik Alanı

> 25 Haziran 2011 Cumartesi
Şarap Tadımı
18:00 – 22:00 saatleri arasında şarap üretici tadım stantlarından 130’a yakın şarabın tadımı yapılabilecektir.

Şarapta Meşe
19:00 / Deli Deli Resto-Bar
Jean Luc Colin – Önolog

Eski Dünya - Yeni Dünya Şarapları & Şarapçılığı
20:00 / Deli Deli Resto-Bar
Perran Arıbal - Şarap Eğitmeni

> 26 Haziran 2011 Pazar
Şarap Tadımı
18:00 – 22:00 saatleri arasında şarap üretici tadım stantlarından 130’a yakın şarabın tadımı yapılabilecektir.

Monosepaj & Kupaj Şaraplar
19:00 / Deli Deli Resto-Bar
Jean Luc Colin – Önolog

Öküzgözü & Boğazkere Üzümleri
20:00 / Deli Deli Resto-Bar
Saba Açıkgöz – Önolog