11 Mart 2015 Çarşamba

21.yy GörGeçli Bir Dünya

Günümüzden geleceğe açık bir mektup yazıyor olsam. Yaşadığımız dönem için ne yazarız?

21.yy bir o  kadar keyifli bir o kadar acı. Dünya’nın herhangi bir yerinde bir mutluluğu paylaşabilme,

görme, duyma imkanın olduğu gibi herhangi bir acı olayı , üzüntüyü dramı da aynı anda

hissedebildiğiniz internet denen mecranız varsa sınırsız iletişimle bütün yere ulaşabilme hali..

Her şeyi bu kadar hızlı öğrenince bir o kadar kanıksar  olabiliyoruz. “GörGeçli” bir dünya’da Instagram,

facebook, twitter çok şey bilip az duyumsayan, düşünen bireylere doğru yaşam devam ederken.

Güncel sanat takiplerinde yaşadığımız çağın gerçeklerine ve geleceğe bir bakış açısı geliştirme imkanı

buluyoruz.

Yakın zamanda ziyaret ettiğim sergilerden bir tanesi insanlık dramı olan yasa dışı göçü irdeliyor. Daha

mutlu ve yaşanabilir bir coğrafyaya göç etmek isteyen insanların yaşam ve ölüm arasında çizgi

arasında mücadelesine tanıklık ediyoruz.

Sanatçı Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in 2014 senesinde İtalya’da Pizzo Calabra  denizinde yapmış

olduğu enstalasyonda 48 beton kumaş heykelini denize indirerek heykelleri sualtı organizmaların

kaplanana kadar beklettikten sonra tekrar çıkartarak sergiliyor.  Bir insanlık dramı sanatın malzemesi

olabildiği gibi   sadece görgeçli bir algıyı daha belirgin kılarak  duyumsamak ve hissetmemizi sağlıyor.

Salt Galata ve  Beyoğlu her zaman  bağımsız sanat platformu içerisinde görebileceğimiz işleri bize

gösteriyor.  29 Mart 2015 son gün  mutlaka izleyin.

19 Ocak 2015 Pazartesi

Genç Sanatçılar Mısır Apartmanından Bize Sesleniyor..

Open Call // Open Door Sergisi
                             Nesrin Esirtgen Collection Mekanında
20.01.2015 – 06.03.2015 Açılış Saat 18:30 
                              Mısır Apartmanı Kat 5 Daire:17 Beyoğlu

Nesrin  Esirtgen Collection, bildiğimiz galerilerden farklı olarak kar amacı gütmeyerek bağımsız bir sanat alanı oluşturması açısından önemli yerlerden bir tanesi.

Türk sanat tarihini incelediğimizde görürüz. Gençler Narmanlı Han'da buluştu, ilk galeri sergileri açıldı akadmeiye karşı ustalarına karşı grup oluşturdular müstakiller, d grubu, askeri ressamlar..
Bu serginin sonunda sanatçılar bir araya gelip bizim de sesimiz bu derler mi bilmiyorum...
21.yy da sanatçılar daha bireysel ve kolektif olmaktan uzaklar.. yalnız  ilginç olan bu dilin sergide oluşmuş  olduğunu düşünüyorum bu açıdan önemsiyorum Genç sanatçıların bu buluşmasına ortak olup destek olmanın zamanı


Sergide yer alan sanatçılar
Deniz Derin Akıncı, Asphodel, Sibel Diker, Ahmet Rüstem Ekici, Özge
Enginöz, Şinasi Göktürkler, Mehmet Can Gürsoy, Selma Hekim, Tuba Merdeşe,
Mary Moon, Umut Özöver, Esra Sağlık, Kıvılcım Harika Seydim, Güneş Topalöz,
Ozan Uzun

http://www.nesrinesirtgencollection.com/
http://ahmetrustem.blogspot.com.tr/




24 Kasım 2014 Pazartesi

Eski Türkiye'den Şık Manzaralar İstanbul'da


Farkında mısınız ? Sistem bize Yeni yeni diye dayattıkça biz Eskiyi özlüyoruz. Yeni Türkiye öyle kolay kolay kabul edilecek gibi değil gibi görünüyor. Açılan sergiler, vizyona giren filmler, dinlediğimiz müziklere bakıyorum nostalji rüzgarı birde buna İstanbul'un kasvetli ve yağışlı havası eklendi mi mizansen tamamlanmış oluyor.
Benim için İstanbul'u  gezme vakti gelmiştir.Sadece güneşli havalarda sokağa çıkan kitle evinde artık Kasım- Aralık-Ocak-Şubat ayları kalabalıklardan uzak İstanbul'un hafta sonu tadını çıkarmak anlamına geliyor.  Müzeler, galeriler, sokak aralarında açılan kafeleri ile İstanbul'un en sevdiğim zamanları.
Cumartesi ve Pazar günü evde oturmak  yerine sokağa çıkar yağışlı hava bana vız gelir Londra'da olsam ne yapardık diyenlerdeniz buyrun alternatif gezi rotası hemde bol eski Türkiye manzaralı

İstiklal Caddesinde Yapı Kredi Kültür Merkezi' nde başlayan " İşte Benim Zeki Müren" sergisi ile güne başlayabilirsiniz.  Sergileme 1.2.3. katlarda. Tavsiyem 3.kata  çıkın ve alta doğru devam edin. Zeki Müren'in sahne kostümleri ve ona ait fotoğraflar dönemin dergileri gazetelerinde hakkında çıkan haberleri yüzünüzde her defasında bir tebessüm yaratacaktır. Ayrıca yakın Türkiye tarihine Zeki Müren'in penceresinden bakmak ayrı bir keyif.



Rotamız devam ediyor. Galatasaray'dan aşağıya doğru devam ediyoruz.Hedefimiz İstanbul Modern'e gitmek ama bu sefer sadece  yeni açılan iki sergiyi görmek için biri Yüzyıllık Aşk sergisi bir diğeri de çok sevdiğim Şahin Kaygun Sergisini izlemek. Yüzyıllık aşk sergisinde Türk Sinemasının 100.yılı üzerine hazırlanmış belgesel niteliğinde.
Şahin Kaygun onun hakkında ne söylesek azdır. Tek kelimeyle görün.

Son rotamız Nostaljik İstanbul gezisine eşlik edecek isim Kezban Arca Batıbeki'nin Manzarasız Bir Oda Sergisi Galeri 74'te izlenebilir. Yakın Türkiye tarihine ışık tutan manzaraları bize sunan sanatçı belleğimizdeki Eski Türkiye'den örnekleri sunuyor. Yitip giden anılarımızı bize sanatçı tekrar hatırlatıyor kendi üslubuyla. 

Bütün gün dolaştınız  havada karardı bu  eski Türkiye'ye yakışır bir filme gidebilirsiniz.Çağan Irmak'ın Unutursam Fısılda filmiyle bence bu günün hakkını vermiş olup tam bir Nostalji Eski Türkiye Eski İstanbul gezinizi noktalamış olursunuz...


Notlarım 
*Kuyruklardan sıra beklemekten  nefret ederim ama Müze  gişesinde durum değişiyor. Bende ayrı bir mutluluk anlamına geliyor İstanbul Modern'de kuyruk beklemek istemiyorum diyorsanız Müze dostu olun ben daha önce sahip olduğum kartla  bu şekilde girdim. Üyelik 130 TL 1 yıl süreyle sınırsız giriş hakkı ve indirimlerden yararlanıp. Ön sergi izlemesi yapabilirsiniz. Detaylar 
İstanbulModernÜyelik
İstanbul Modern Giriş Ücreti 17 TL Pazartesi hariç 10-18:00- Perşembe ücretsiz 10:00-20:00
Yaklaşık iki sergiyi gezi süreniz 1 ile 2 saat arasıdır.

* Yapı  Kredi Kültür Merkezi Galatasaray İste Benim Zeki Müren sergisi giriş ücretsizdir. Pazar günü 13:00-18:00 diğer günler 10:00-18:00 arası açıktır.
Sergileme başarılı değil daha görsel malzeme olsaydı keşke diyorsunuz. Bunun dışında metinler sadece Türkçe oysa İstiklal Caddesindeki yabancıları düşününce  büyük eksik olduğunu görüyorsunuz. Aceleye geldiği hissi uyandırıyor.
Sergiyi maksimum 45 dakika sürede gezebilrisiniz.

* Kezban Arca Batıbeki'nin sergisinin detaylarını yazmadım gidin görün ama yok gidecek vakit diyorsanız http://ahmetrustem.blogspot.com.tr/2014/11/sergi-incelemeleri-no-30-kezban-arca.html Buradan  okuyabilirsiniz
Eğer şuan yeterli bir birikimim olsaydı asla kaçırmayacağım işleri var. Bence her bir sanat severin koleksiyonunda Kezban Arca Batıbeki olmalı.

* Çağan Irmak filmini Unutursam Fısılda'yı mutlaka sinemada seyredin. Unutursam Fısılda










30 Ekim 2014 Perşembe

Sarayın Dehlizlerinde "Nükhet Everi "

Geçen sene Temmuz ayı Sabaha karşı telefonuma gelen bir mail ..  Nükhet Everi -Tuncer , kitap hazır sarayın dehlizlerinde kaybolmaya hazır mısın?
Kitabın pdf hali elimde.. en heyecanlı anlardan bir tanesi ilk okuyanlardan olacağım değerli arkadaşımın kitabını o gün Malta'ya gideceğim ve 8 gün ne yapacağım o adada diye düşünürken kitabın her sayfasını ayrı ayrı lezzete okudum.. bazı bölümleri tekrar tekrar okudum hayal dünyası bu kadar geniş imgeleri ile beni büyüledi..
veee bugün ete kemiğe büründü ... saat 18:00-20:00 Arası Kitabın sayfalarında çokça adı geçecek mekan olan Yakup 2 Meyhanesinde Lansmanda buluşuyoruz.
Sarayın Dehlizlerinde Nükhet Everi ile  özel bir yolculuk bu...

14 Kasım 2012 Çarşamba

Doğu'dan Uzakta


Özlemle yeni kitaplarını beklediğim yazarlar var. Amin Maalouf bunların başında. 
Soluk almadan Doğu’dan Uzakta’yı okuyorum şimdi. Yaptığı anayasa tanımını paylaşmadan geçemiyorum.
Amin Maalouf

19 Nisan 2012 Perşembe

BAHARI BEKLIYORUM…

Her sene Nisan geldiğinde sanıyorum ki güneşli bahar günleri var keyifli geçecek ama Nisan yağmurları, fırtınaları bitmek bilmiyor. Bu sebeple Baharı, güneşi, denizin güneşle parıldamasını bekliyorum….

2 Nisan 2012 Pazartesi

64 YIL ÖNCE SABAHATTİN ALİ!!!


64 yıl önce bugün henüz 41 yaşındayken katledildi.
Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf . Daha çok yazamadı bizde okuyamadık. Kızı babasız büyümek zorunda kaldı.
İlk defa lisede okudum Kürk Mantolu Madonna’yı. Sonra hiç ayırmadım başucumdan.
64 yıl….

“yasadigim muddetce turlu turlu yerler gezecek, dilini bildigim ve bilmedigim insanlarla tanisacak ve her yerde, herkeste onu, maria puder’i, kurk mantolu madonna’yi arayacaktim. onu bulamayacagimi daha simdiden biliyordum. fakat aramamak elimde olmayacakti. beni, butun omrumce bir mechulu, mevcut olmayan bir seyi aramaya mahkum ediyordu. bunu yapmamaliydi…” ” Kürk Mantolu Madonna”