Kazdağlar’nın eteğinde ki Zeytinbağı Otel 12 ay boyunca 8 taş odası ile hizmet veriyor. Otelin ortağı ve şefi Erhan Şeker aynı zamanda ” Kaz Dağları’ndan Bir Lezzet Öyküsü” adlı yemek kitabının yazarı. Hafta sonları otelde yemek kursları veriyor. Cuma akşam yemeği öncesi otele giriş ile başlayan kurs, cumartesi sabahı, yöreye ait peynirler, evde yapılmış sıcak ekmekler, karadut, turunç organik reçeller, soğanlı, otlu pideler ve Kazdağları’nın muhteşem zeytinyağı ile yapılan kahvaltıdan sonra pazar alışverişiyle sürüyor. Öğleden sonra devam eden saatlik kurs boyunca, şevketi bostan, yabani kuşkonmaz, ekşi kulak, gelincik otları, enginar ve kuzu göbeği mantarı gibi bölgeye ait sebzeler, çilek, tahin, hardal ve peynir soslarıyla buluşarak, deniz ürünleri ile harmanlanarak lezzetli yemeklere dönüşüp, akşam yemeğinde paylaşılıyor. Pazar kahvaltısı ile program sona eriyor. 30-31 Mart tarihinde planlanan iki gecelik bu programın fiyatı kurs dahil iki kişilik odada kişi başı 300 TL. Otel aynı zamanda 1-8 Nisan tarihleri arasında, Paskalya tatili sebebiyle minimum 3 gün konaklayan ailelerle gelen 10 yaş altı 1 çocuktan ücret almıyor. Detaylı bilgi ve daha fazlası için www.zeytinbagi.com
13 Mart 2012 Salı
22 Şubat 2012 Çarşamba
Alaçatı’da Jazz Rüzgarı Esmeye Başlıyor…
24 Şubat’ta başlayarak 13 Mayıs’a kadar devam edecek olan Alaçatı Jazz Rüzgarı Cristina Vilallonga Quartet ile başlıyor. Yaklaşık 3 ay sürecek etkinlikte Kerem Görsev, Ayten Alpman, Sibel Köse, Fatih Erkoç, Selen Servi, Önder Focan, Neşet Ruacan gibi Türk jazz müziğinin tüm starlarını dinleme şansına sahip olmak mümkün. İlki geçen sene 22 Ekim-12 Kasım tarihleri arasında düzenlenen ve Alaçatı’nın sezon dışı en fazla ilgi gören etkinliği olması sebebi ile bu sene daha fazla ilgi göreceği bir gerçek. Tüm konserler Bu’ra Lokal’de düzenlenecek. Lokal’in iki işletmecisi olan Buğra Özçetin ve Oğulcan Şişman kahramanlıklarına bu senede devam ediyorlar. Alaçatı’nın rüzgarina Jazz rüzgarıda eklemek isteyen ve yolu Alaçatı’ya düşecek olanları şahane akşamlar bekliyor..
.
.
19 Şubat 2012 Pazar
Tren Yolculukları

Herkesin yolculuk için bir başlangıç hikayesi vardır ama benim tren yolculuğum Eylül 2002'de 17 yaşındayken başladı Pendik Garı'ndan Eskişehir'e doğru üniversite'ye kayıt olmaya gidiyordum bu yolculukta yanımda canım Şükranım vardı. Saat 24:02'de başlayan Fatih Ekspresi ile yolculukla birlikte benim Eskişehir tren yolculukları hikayem başlamış oldu. İlk trene bindiğimde şaşırmıştım hep aklımda o Pamukkale trenlerinin rahatsız edici koltukları pis kokan kompartmanları vardı.Oysa Ankara'ya giden bu tren gayet farklıydı ilk şoku o zaman yaşadım.Tertemiz koltuklar arada geniş boşluklar ve gayet ferah ortamıyla özel bir yolculuk imkanı sunuyordu. Tren'de en beğendiğim özellik Yemekli Vagon olmuştu yemek yiyerek raylar üzerinde soğuk efes birasını içebiliyor olmak harika bir keyifti. Eskieşehir'e varmamla birlikte 6 yıl sürecek bir Eskişehir Üniversite günleri balamış oldu. Öğrenciliğim boyunca Cumhuriyet Ekspresi, Fatih Ekspresi, Başkent Ekpsresi , Boğaziçi Ekspresi ve son zamanlarına yetiştiğim Sakarya ve Eskişehir eskpresleri ile seyahat ettim. Arkadaşlar dostlarımla yıllarca bu trende seyahat ettim kimi zaman kompartmanlarda ama çoğu zaman yemekli vagonda biralarımızı içtik dertlerimizi dinledik ama en önemlisi çok güldük güzellikleri paylaştık Gülşah'la, Derya'yla ,Burçin'le, Bihter'le,Hande'y, Yakın'la Carolin'le Saskia'yla daha birçokları ile bunun dışında sadece yemeklide tanışıp süren sohbetler belki bir daha hiç karşılaşma imkanımız olmayacaktı ama sanki yıllardır dost gibi sıcaklık veren tren sohbetleri. İşte bütün bunlarla birlikte bu trenlere veda etmek beni üzdü. Yeni gelecek trenlere aynı sıcaklıkta olmam imkanısz iki sene sonra 2 saatte Eskişehir'de olmak harika konforlu ama o eski tat sohbetler ve anılar raylar üzerinde bir daha yaşanmayacak
12 Şubat 2012 Pazar
Vietnam Seyahati Öncesi Dikkat

Vietnam son yıllarda önemli turizm merkezlerinden bir tanesi oldu.Gerek otelleri, kumsalları, kültürel faaliyetleri son yıllarda Türkiye'de de önemli bir gezi güzergahı oldu.Vietnam'la ilgili son güncel önemli bilgileri aktarmak istiyorum özellikle " Vize " ile iligli olan kısım burada çok önemli bir husus verilen bilgilen güncel ve kesin seyahate çıkmadan önce mutlaka okuyun ve karar verin.
1) Vietnam Vize işlemleri toplam 8 iş günü sürmektedir.
2) Vietnam'a giderken öncelikle belirli bir tur programınınızın olması gerekiyor. Sırt cantalı gezginim havama göre takılmak istiyorum diyenler maalesef Vietnam kapıları size bir süre kapalı çünkü mutlaka bir tur programınız olmalı ve Otell-transfer gibi rezervasyonları yerel uluslararası Vietnam acentesiyle yapmanız gerekmektedir.
3) Vietnam vizesi szor değil zor olan bizim gezi alışkanlığımıza uymaması.Vietnam program yapı ve kalacağınız oteller gelmeden önce de belirleyin diye ısrar ediyor.
4) Vietnam ortlama sıcaklık 14-32 derece arası değişiyor.Her mevsim gidilesi ama Kasım-Aralık hava 20 derece olmasına karşın yağmurlara dikkat
5) Booking.com veya agoda.com sitelerine bakıp otel fiyatları cok ucuz diye dusunmeyin seyahat sonrası mutlaka ek vergiler var faturalara yansıyor sonra şaşırmayın.
6) Vietnam seks turizmi gelişmesini istemiyor ülkesinde Tayland'ın düştüğü duruma kesinlikle gelmek istemiyor.Bu ülkede seks turizm yok hatta yasak .
Vietnam mutlaka gidilmesi gereken ve görülmesi gereken özel bir yer. Keyifli seyahatler.
27 Ocak 2012 Cuma
9 Ocak 2012 Pazartesi
Bugün Günlerden Cemal Süreya…
Bugün günlerden Cemal Süreya. Gideli tam 22 sene oldu bugün.
Ülkü Tamer ne güzel anlatır onu;
Tanrı Bin birinci gece şairi yarattı, Bin ikinci gece cemal’i,
Bin üçüncü gece şiir okudu tanrı, Başa döndü sonra, Kadını yeniden yarattı.

Roman Okudum Seni Düşündüm
Bende tarçın sende ıhlamur kokusu
Yürürüz başkentin sokaklarında
Bir nehir şu tutuk konuşan cumartesi
Üstünde iki yonga: Çarşamba, bir de cumaAyrılık lafları etme sevgilim
Önümüz Temmuz önümüz Ağustos nasıl olsaKolkola yürüyoruz tek tük öpüşüyoruz
Sonra ayrılıyoruz korkuyoruz daKimi zaman neden kalabalığın içinde duruyoruz da
Kimi zaman bir köşe arıyoruz en sapaİşimiz mi yok, şu Akay’a sapalım istersen
İstersen garson girelim ilkyazın gazinosunaBörekçi! diye bağır istersen şurda
Kısmet çıkar -sanırım- Emek’te oturan kızaAbiler! Abiler! diye bir şey satayım ben
Mendilim kalmamış kağıt peçete yok mu çantanda?Üç peseta gibi bir paraya dondurma yemiştim
Madrid’te yemiştim, ve çatılardan kanguru akıyordu
Londra’daSeversin mi beni, doğru söyle ama? – Sigara?
Ne eflatun etin var, yanarca mı yanarcaİnan Selimiye’nin minareleri gibisin
Her seferinde başka yoldan çıkılır nirvanayaCemal SÜREYA
31 Aralık 2011 Cumartesi
Su Gibi...
Zor günlerin ardından yeni umutlar yeni anlamlar yüklediğimiz yeni bir yıl var bizi bekleyen. Yenilik her zaman içinde umut ve hayaller barındırıyor. Halbuki biz aynıyız gelecek günler aynı. Biz değişmeden hiç bir şey değişmiyor. Zor, acısı, mücadelesi, üzüntüsü, hayal kırıklığı fazla olan bir yıl bitti.
Bu yıl su gibi geçse. Adaletli, terörsüz, doğal afetin ve devletin öldürmediği, sağlığı eksik olmayan, ne istersen olabileceği, ekonomik krizden uzak, dostlar ve ailelerle uzun yemek masaların da bol sohbetli, müziği hiç eksik olmayan, aşkların en güzelinin yaşanacağı, bol seyahatli, gezmeli, görmeli, bol kahkahalı, su gibi akıp giden bir yıl olsun... Mutlu yıllara...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

